15 Mayıs 2008 Perşembe

Türkiye analizi


96 ve 2002'de olduğu gibi açılış maçı yine zorlu Türkiye’nin. Bu senenin '41 kere maşallah' lık futbolcusuna karşı çıkacağız ve 3 maçın sonunda bir şeyler başarmak istiyorsak bu çocuğu durdurup Portekiz’den en az bir puan almak zorundayız.

Fatih Terim aslında beklediğinden daha iyi bir takımla gidiyor İsviçre’ye. Formunun zirvesinde olan Servet, Sabri, Ayhan, Arda, Nihat, Tuncay ve belki de Yıldıray yanlarına katacakları sürpriz isimlerle çok dinamik bir futbol anlayışını sahaya yansıtabilirler.

Kalemizde artık tecrübeli sınıfına sokabileceğimiz,ama zaman zaman da değişik macera arayışlarıyla dikkatleri üzerine toplamayı başarabilen Volkan var. Fatih Terim sürpriz yapıp ne yapacağını bilen bir Rüştü ile de başlayabilir, ama sanmıyorum.

Defans hattımız geçen senenin aynı zamanlarına göre çok daha formda. Sağda Sabri öyle bir form yakaladı ki Gökhan yine bir sakatlık beklemek zorunda kalabilir. Ama medyamızdaki usta kalemler ve Sabri’nin topla devamlı kavgalı olması Gökhan’ın yolunu açacaktır. Solda Hakan Balta şu an için pek de zorlanmıyor. Sağlam yapısı ve artık alışkın olmaya başladığımız oyunuyla Galatasaray’ daki çizgisini tuttursa yeter gibi sanki. Gelelim defansın ortasına: İşte o mevkide turnuvanın yıldızını çıkarabiliriz. Yürekli oyununa her geçen gün yeni bir şeyler ekleyen ve giderek iyi bir Lucio’nun yapabileceği herşeyi yapmaya başlayan Servet bir aksilik olmazsa en çok ‘helal olsun’ toplayacak oyuncumuz olacak. Yanına 'ben olsam Emre Güngör’ü koyarım' diyeceğim, ama bu laf-ı güzaf olur, çünkü Fatih Terim kadroya bile lütfen çağırdı. Eğer Gökhan Zan büyük bir sürpriz yapıp sağlam kalırsa Servet’in yanına monte olacak gibi duruyor. İbrahim Kaş’ı henüz tanıma şerefine nail olamadım. Fatih Hoca bir sürpriz de yapabilir.

Defansın önünde hiç bu kadar rahat olmamıştık. Mehmet Aurelio’nun yürekli ve etkili futbolu yanına en sonunda bir partner buldu. Mehmet Topal önce uzun bacaklarıyla Galatasaray’ı taşıdı, şimdi de yine aynı bacakları pergel gibi açıp saha parselasyonuna başlamayı bekliyor. Oyun görüşü, pas yeteneği, fiziğini kullanma becerisi, uzun pas yetisi ve İngilizce tabiriyle ‘tackling’ özelliği bir sezonda en fazla bu kadar gelişebilirdi. Ağır aksak gözüken futbolu önce tempo kazandı sonra yürek ve en sonunda da teknik. Mehmet Topal milli takımın orta saha zenginliğini gerçekten de çok artıracağa benziyor.

Emre ve Yıldıray’ın nasıl bir futbol ortaya koyacakları bir muamma gibi dursa da önceki turnuvalardaki performanslarını gözönünde bulundurarak ümitvar olunabileceğini söyleyebiliriz. Emre’nin turnuvalarda büyüyen futbolu ve Yıldıray’ın eşsiz becerileri mutlaka işimize yarayacaktır. Bunlara bir de Arda’nın gözle de görülmeye başlanan futbolunu eklersek inanılmaz derecede teknik ve daha da önemlisi dinamik bir orta saha oluşturabiliriz. Emre, Yıldıray, Arda üçlüsünün (hatta Tuncay’ın) etkili ve istekli presi Mehmet Topal ve Aurelio süzgecinden geçip Servet kayasına çarparsa değmeyin keyfimize. Rakibi bozan ve buna rağmen yaratıcı futbol oynayabilen bir takım olabiliriz pekala. Bunun için Arda’nın koşan ve top kapan akıllı futboluna devam etmesi, Emre’nin bekleneni vermesi ve Yıldıray’ın teknik kokan futbolunu sahaya yansıtması yeterli. Buna benzer bir orta saha kurgusunun bizi 2002 de başarıya ulaştırdığını unutmamak gerekiyor. Fatih Hoca’nın dediği gibi bu orta saha kurgusunu 'bir kere daha Dünya’ya hatırlatmak' elimizde.

Forvet hattından yana da oldukça şanslı sayılırız. İspanya’daki performansını ve futbol bilgisini Milli takıma da taşımaya başlayan Nihat dinamik orta saha kurgumuza tam anlamıyla uyabilecek bir forvet gibi duruyor. Galatasaray ve Roma’nın zaman zaman oynadığı 4-6-0 benzeri bir formasyon için biçilmiş bir kaftan Nihat. Tuncay’ın da ona destek olabileceği düşünülürse ve bir de buna Halil’in son derece gelişme gösteren futboluyla sürpriz yumurta Mevlüt eklenirse karşımıza bir kez daha kombinasyonu bol bir hücum hattı çıktığnı görebiliriz.

Orta sahada Hamit’i, Ayhan’ı ; forvette Gökdeniz’i, Semih’i saymadık bile. Bunlar da eklenince orta saha ve hücum hattının ne kadar değiştirilebilir olduğu görülüyor zaten.

Gelelim ‘Portekiz maçına nasıl bir kadro çıkartabiliriz?’ e. Benim kadrom şöyle:

Volkan- Hakan Balta, Servet,Gökhan Zan(if injured, Emre Güngör), Gökhan Gönül (Sabri) - Mehmet Aurelio, Mehmet Topal - Emre, Hamit (Tuncay) , Yıldıray (Arda )- Nihat

Göreceğiniz üzere beklediğim formasyon 4-2-3-1. Oyunun seyrine göre oyuna dahil olup tüm kaderimizi değiştirebilecek birçok da yedeğimiz olacak. Yeter ki Ronaldo yanına bir başka Portekizli eş bulamasın. Portekiz maçı çok eğlenceli olabilir.

İnşallah gülerek eğleniriz.


27 KİŞİLİK ADAY KADROMUZ:

KALECİLER

1-

VOLKAN DEMİREL

FENERBAHÇE

2-

RÜŞTÜ REÇBER

BEŞİKTAŞ

3-

TOLGA ZENGİN

TRABZONSPOR

SAVUNMA OYUNCULARI

4-

GÖKHAN GÖNÜL

FENERBAHÇE

5-

SABRİ SARIOĞLU

GALATASARAY

6-

GÖKHAN ZAN

BEŞİKTAŞ

7-

İBRAHİM KAŞ

BEŞİKTAŞ

8-

EMRE AŞIK

ANKARASPOR

9-

SERVET ÇETİN

GALATASARAY

10-

HAKAN KADİR BALTA

GALATASARAY

11-

12-

UĞUR BORAL

EMRE GÜNGÖR

FENERBAHÇE

GALATASARAY

ORTA SAHA OYUNCULARI

13-

MEHMET AURELIO

FENERBAHÇE

14-

MEHMET TOPAL

GALATASARAY

15-

EMRE BELÖZOĞLU

NEWCASTLE UNİTED

16-

TÜMER METİN

LARISSA

17-

YILDIRAY BAŞTÜRK

VFB STUTTGART

18-

HAMİT ALTINTOP

BAYERN MÜNİCH

19-

AYHAN AKMAN

GALATASARAY

20-

ARDA TURAN

GALATASARAY

21-

TUNCAY ŞANLI

MIDDLESBROUGH

22-

KAZIM KAZIM

FENERBAHÇE

HÜCUM OYUNCULARI

23-

GÖKDENİZ KARADENİZ

RUBIN KAZAN

24-

NİHAT KAHVECİ

VILLARREAL

25-

HALİL ALTINTOP

SCHALKE 04

26-

SEMİH ŞENTÜRK

FENERBAHÇE

27-

MEVLUT ERDİNÇ

SOCHAUX

ADAY KADRONUN ALINDIĞI KAYNAK:WWW.TFF.ORG.TR


Hiç yorum yok: